Erciyes Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen Erciyes Zirvesi-1, “İklim, Su, Gıda ve Güvenlik” temasıyla Kayseri’de gerçekleştirildi. Kamu kurumları, üniversiteler, uluslararası kuruluşlar, sivil toplum temsilcileri ve alanında uzman akademisyenlerin katılımıyla düzenlenen zirvede; iklim değişikliğinin su kaynakları, gıda sistemleri, göç, güvenlik, sürdürülebilir kalkınma ve politika üretimi üzerindeki etkileri çok boyutlu olarak ele alındı.
Zirve kapsamında gerçekleştirilen oturumlarda; iklim değişikliği ve jeopolitik, gıda güvenliği, iklim aşırılıkları ve su yönetimi ile sürdürülebilir kalkınma ve iklim politikaları başlıkları tartışıldı. Panellerde, iklim değişikliğinin yalnızca çevresel bir sorun olmadığı; su, tarım, gıda arzı, kentleşme, göç hareketleri, kırılgan gruplar ve uluslararası ilişkiler üzerinde doğrudan etkiler oluşturan stratejik bir mesele olduğu vurgulandı.
Erciyes Üniversitesi Sürdürülebilirlik Koordinatörlüğü, zirvenin akademik organizasyon sürecinde aktif görev aldı. Koordinatörlük adına sürecin akademik organizasyonundan sorumlu olan Doç. Dr. Şükrü Taner Azgın, oturum içeriklerinin yapılandırılması, panel çıktılarının değerlendirilmesi ve zirvenin sürdürülebilirlik perspektifiyle bütüncül bir çerçevede ele alınması süreçlerine katkı sundu.
Zirvede öne çıkan değerlendirmelerde; su yönetimi, sınıraşan sular, gıda güvenliği, tarımsal üretim, atık yönetimi, iklim finansmanı, erken uyarı sistemleri, veri temelli karar alma ve uluslararası iş birliği gibi alanlarda bütüncül politika yaklaşımlarının geliştirilmesi gerektiği ifade edildi. Ayrıca iklim değişikliğinin kırılgan gruplar üzerindeki etkileri, şehirleşme süreçleri ve sürdürülebilir kalkınma politikaları açısından doğurduğu yeni riskler de ele alındı.
Erciyes Üniversitesi’nin sürdürülebilirlik alanındaki kurumsal kapasitesini ve akademik birikimini yansıtan zirve, farklı paydaşların ortak akıl etrafında buluşmasına imkân sağladı. Erciyes Zirvesi-1’in, COP31’e giden süreçte iklim, su, gıda ve güvenlik başlıklarında bilimsel bilgi ile politika üretimi arasında güçlü bir köprü oluşturması hedeflenmektedir.